Kayıtlar

Aralık, 2013 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

YALNIZLIĞIN ELİNDEN TUTMAK

Delikanlı sessizce yürüyordu sokakta; bir eli yumruktu ve yüzü gergin... Köşe başında yaşlı bir adam, tecrübeli ve oldukça bilge biri, delikanlıyı süzüyordu. Delikanlı adama yaklaştıkça adam, biraz daha düşünceye dalıyor gibiydi. Yaklaştıkça yaklaştı delikanlı ve yaşlı adam sordu:" Ne bu gerginlik evlat, üç günlük dünya değer mi kendini üzmeye?" Delikanlı:" Neden, nereden çıkardın bunu, amca?" , diye sordu. Yaşlı adam: " Sen bir elin sıkılı, öteki yumruk yürüyorsun evlat, bir derdin, bir sebebin olmalı, dedi." Delikanlı, bir ara durdu ve yaşlı adama yaklaşarak dedi ki:" Bir elimi tutan yalnızlık,  yumruk ondan . Ötekine gelince; birini yalnızlığa kaptırdım; ötekini de umutsuzluğa; yarına dair bir düşüm yok."
Yalnızlığın sevgisi umutsuzluk, yarını ise mutsuzluk olunca; bir elin yumruk öteki de sıkılı olur. Yalnızlığın elinden tutmak kolay şey değildir.

BUZ TUTAR MI YALNIZLIK?

Yalnızlık denen şey pek bir yadsınır hani; hiç bir duygusu olmayan gaddarların arkadaşıymış gibi. Gelin görün ki olay hiç de göründüğü gibi değildir aslında. Kara kış geldi de soğuk hediye etti ya bizlere, tek tek yalnızlar da nasiplerini aldılar. Şu iğne yapraklılardan olan çamların bile iğneleri dondu, buz tuttu. İnanmam derseniz ve eğer ben üşümem de diyorsanız, çıkın ve bir bakın
.
Yalnızlık, belki ayrılıktır, ancak terk etmek değildir her şeyi bütünüyle. O, terk edildiği için yalnızdır; terk ettiği için değil.
Unutulmamalıdır ki, yalnız olanlar terk edenler değil, terk edilenlerdir.

KAR YAĞARKEN AŞK

Kar yağmaya başlarsa aşık olan ne yapar? Kar yağmış daha ne olsun! Koşar dışarı ve bağırır; Hey! Sevgilim gel! Bir kar tanesine atla da bana gel! Sesi gider mi dersin sevgiliye? Evet, hem de en hızlı şekilde...
Buz var kayarsın, yok telaşlanma! Sevgililer yürürken yerdeki buz öyle kalabilir mi? Her adımda erir buzlar ve her el tutuşmada bir ateş yakılır içeride ki soğuk rüzgarlar uzaklardan son hızla gelip de bu alevlerin içinde yok olurlar..
Sevmek güzel şey gerçekten. Hele ki sevgi karşılıklı olursa... Kim sana diyebilir sen deli misin? Derse ki derler evet, sen delisin; mutluluğa delisin! Yaşasın böyle delilik!
Seviyorsan, mutlu oluyorsun; seviliyorsan mutlu ediyorsun demektir. Sevebilmek,sonunda nasılsa mutluluğa çıkar, sen yeter ki sev, sev!

Saklanmış Serçeler.....

Güneşli bir gün ve buz mu tutmuş sular? Serçeler mi saklanmış yaprakların arasına? Güneşin bulutların ardına saklandığı gibi.... Ne kadar da üşümüş ellerim ellerinin arasında, eldivenlerin olmasa da benim ellerim dokunabilse tenine ve yansa bedenim buzlar üzerinde ki sen bile habersiz olsan bundan ve yüreğim korlansa.... Ne mi isterdim? Hep kış olsa da yanında durabilsem ve yansam dumansız, alevsiz.. saf, tertemiz ruhunda...