Kayıtlar

Şubat, 2017 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Sığmaz Olmuş Bedenim Avuçlarıma

Sığmaz olmuş bedenim avuçlarıma. Ruhum taşıyamadığı bir beden ile dolaşmaya çıkmış sessizliğe. Suskunluğun konuştuğu her yerde durup, nefretin kol gezdiği çizgiden geçmek istese bile sevginin yıkılmakta olduğu bir depremde; hangi ihanet sahiplenir kinini, gözyaşların çemberinde?

Yapraklarından düşen dalları Kaldırımlarında arabaların dolaştığı yollar Ne tarafa kaçmış çıkışlar?  Yağmurların karın ağrıları Ilık rüzgarların vermedikleri ilaçları  Ağaçların üstüne kaçışan kuşların betonlara sıkışmış kanatları

Yalnızlığın şarkısını dinleyen yıldızlar Parçalanmış bulutları yıkayan çamur Ne büyük iş ruhsuz bedende yaşamak insanı
Adını al yanına belki unuttuğun bir şey olur hatırlamana gerek yok, ama bulunsun yanında. Çok uzak olursan söylersin bir tanıdık diye kendine. Önce deli derler sana sonra alışırlar merak etme. Uzun sürmez hem de, sonra sen de bırakırsın zaten.

Kaç adım sonra geride bırakılanlar gelir akla? İleride aranır mı her arkada kalan, ele avuca sığmaz olursa bir zaman... Zaman akar, gider. Giden bir şey var mıdır gerçekten? Akıp gidenler anılar değil midir? Silmeye gücün yetmediği, hatırlamaya gönlün el vermediği onca şey...