Gözümde Tüten Seni Nasıl Gönlümden Irak Edem

Yağmurun sesine uyandım bu sabah. Cama değip değip bağıran bir melodinin ahenkli kayışlarında dalıp dalıp açıldı gözlerim. Kulaklarımın içinde sanki sesten öte bir nefes dolaşıp seni buluyordu damlaların ardında.  Doğrulup birkaç adım attım sana doğru, elim tenine değdi birden; fotoğrafın yanından bakan bir çift göz çıkageldi ansızın karşıma. Bir fotoğrafını öteki takip ederken dışarıda birbirlerini kovalayan su  damlalarının kaçışına tanık oldum. Hep sevdiğin kaldırım taşlarının içerisinde biriken her anıyı alıp gitmelerine bakakaldım yukarıdan sadece.

Bulutların ardına gizlenmiş güneşin gelişine kadar karşılıklı oturduk öyle. Sen, tek kelime etmeden konuştun benimle; ben, sözcüklerin peşinde dolaşıp durdum susmak için. Günlerden Cumartesi mi, Pazar mı bilemedim. Ne alarm çaldı, ne telefon titredi. Kalkıp en sevdiğim kahvaltıyı masaya taşımak istedim. Ayaklarım sürüdü beni dışarıya.

Islak kaldırım, suyu biriktirip bizi selamlayan çukurlar, yapraklardan süzülen taneler, çimleri okşayarak yol almaya çalışan küçük dostlar... Aralarından salınıp geçen bedenim, içimi dolduran havanın çoşkusunda yükselen sevgin... Salaş kahvaltılarımızın mekanı, aynı yer, o sallanan masa, üzeri aşınmış tabureye merhaba dedim. Ahmet amca yüzüme baktı, sormadı bir şey yine. Masanın üzeri kendine yer kapan misafirlerin bekleyişi ile doldu. Çatal, zeytinlerin arasından dolaşıp peynire vardı. Bardaktan ayrılan buğusu ile birleşti demli çay. Simidin susamlarını toplayıp durdu parmakların yine. Boşlukları tamamlayıp çıktık ıslak sokağa, kuru gözlerle.

Çok sevdiğimiz caddelerin tozunu aldım. Bizi özleyen bankların soğukluğunda titredim, bir türlü düz gidemediğim çizgilerin üzerinden atladım. Güneşi aldım ardıma, önümde yol uzanırken, seni bekledim her adımda. Gözden uzak gönülden ırak derler, gözümde tüten seni gönlümden nasıl ırak edem, gelmesen de çık artık yoluma...

Popüler Yayınlar