Kayıtlar

Eylül, 2018 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Seni Sevmek 4 Yılda Bir 29 Şubat Demek

Resim

Seni Anlamak Dört Yılda Bir

Sevmek canısı, sevmek mevsimlerin döngüsü gibi. Hoşlanmak,  kara kışın ortasında öğlen güneşinin ısıtması zemheri gönlü, içindeki buzların yavaşça çözülüp damarlarında dolaşmaya başlaması; bir çözülmenin içinde boğulması ruhun. Erken gelen karanlığın peşinden koşup, içinde aramak gözlerini sevdiceğim. Ellerinin içinde ısıtmak teni, kedinin sokulması gibi sobaya; sarılmak, sarmalanmak mevsimlerden...

Sevilmek  canısı, baharın ılıklığında okşanması ilk tomurcukların. Yaprakların dallarına kavuşması, toprakların kabarması, göç etmek bir gönülden bir gönüle. Yaşamak baharda en tazesinden hisleri, acele etmek kardelenler gibi, aşmak kendini. Çoşmak dereler, nehirler gibi; sığmamak yatağına taşmak dışarı. Baharda sevmek koca bir sevinç, küçük bir 23 Nisan çocuğu olmak sevgili.

Yanmak canısı, olgunlaşmak yazın sıcağında ve hasat edilmek zamanı mevsimlerden. Bereket, tokluk, bolluk bir tarafa, koparılıp alınmak demek toprağından . Ayçiçeği gibi boyun bükmek senin peşinden, başaklardan arda ka…
Tüm yıldızların kayıp durduğu bir kuytu gözlerinin içinde kaybolmak gerçek olmadığını bildiğin bir ihbar gönle düşen. Bir yalnızlık, birkaç veda, tökezlemiş bir kalp...

Ama Önce Biz Yanalım Sevgili-KORKMAMAYI ÖĞRENDIĞIMIZ VAKIT SEVELIM- Seslendirme

Resim
Korkmak öğretilmiş, öğrenmişiz, yerleşmiş; işlemiş iliklerimize. Bir başlangıçtan geri adım atmaya da yeni bir başlangıç yapmaya da, durmaya da ilerlemeye de korkuyoruz. Benliğimizi sakladığımız bir kalabalık var üstümüzde, karşı gelmek bir yana dursun, diline düşmek bile susmamıza yetecek kadar güçlü duruyor önümüzde sevgili.

https://www.youtube.com/watch?v=PMS8tbg17

Korkmamayı Öğrendiğimiz Vakit Sevelim

Resim
Korkmak öğretilmiş, öğrenmişiz, yerleşmiş; işlemiş iliklerimize. Bir başlangıçtan geri adım atmaya da yeni bir başlangıç yapmaya da, durmaya da ilerlemeye de korkuyoruz. Benliğimizi sakladığımız bir kalabalık var üstümüzde, karşı gelmek bir yana dursun, diline düşmek bile susmamıza yetecek kadar güçlü duruyor önümüzde sevgili.

Koca bir engelin, boynumuza takılmış bir tasmanın buyurduğuna engel olamıyoruz. Zaman zaman oluyor, sevmek gibi mesela sevgili, bir parça direnmek gayretini titreyen ruhumuzun soğuğunda üşüyerek denemek ahmaklığında da bulunuyoruz gerçi. Lakin bir eller topluluğu çekip silkiyor benliğimizi. Ellerin dediklerinde  bağlı kalmış ellerimiz , tutamıyoruz çizilen sınırların ötesini; çıkmak bu çemberin dışına göze almak demek sevgili; sen, ben ve öteki olmayı...

Aldığımız nefeste, sevdiğimiz tende, değdiğimiz ruhta önce eller var, korku var. Hislerin önünde geçemediğimiz bir el var ki, ne uzaklığın derdi ne yokluğunun yeri; bizi avucuna almış kaçamadığımız eller sevgili…