Seni Anlamak Dört Yılda Bir

Sevmek canısı, sevmek mevsimlerin döngüsü gibi. Hoşlanmak,  kara kışın ortasında öğlen güneşinin ısıtması zemheri gönlü, içindeki buzların yavaşça çözülüp damarlarında dolaşmaya başlaması; bir çözülmenin içinde boğulması ruhun. Erken gelen karanlığın peşinden koşup, içinde aramak gözlerini sevdiceğim. Ellerinin içinde ısıtmak teni, kedinin sokulması gibi sobaya; sarılmak, sarmalanmak mevsimlerden...

Sevilmek  canısı, baharın ılıklığında okşanması ilk tomurcukların. Yaprakların dallarına kavuşması, toprakların kabarması, göç etmek bir gönülden bir gönüle. Yaşamak baharda en tazesinden hisleri, acele etmek kardelenler gibi, aşmak kendini. Çoşmak dereler, nehirler gibi; sığmamak yatağına taşmak dışarı. Baharda sevmek koca bir sevinç, küçük bir 23 Nisan çocuğu olmak sevgili.

Yanmak canısı, olgunlaşmak yazın sıcağında ve hasat edilmek zamanı mevsimlerden. Bereket, tokluk, bolluk bir tarafa, koparılıp alınmak demek toprağından . Ayçiçeği gibi boyun bükmek senin peşinden, başaklardan arda kalan saman gibi paramparça olmak işte. Çıplak kalan toprakta çatlamak, damla suya hasret kalmak, acı çekmek mevsimlerden.

Sararıp solmak canısı, hasta olmak sahtekar sıcağına aldanıp Eylül'ün. Vazgeçmek vakti, kopmak seni tutan daldan, kanatlanıp uçmak, mevsimlerden ayrılık. Kısalan ışığında günün gölgeler gibi daha da uzaması hasretin , rüzgarın sertliğinde yalnız kalmış elin çatlaması mevsimlerden. Öğrenmek uzun gecelerde az uyumayı, geçmişi yavaşlatmak için zamanı geri almak saati, yalnızlığında ısınmak için sarılmak demek yorgana.

Sevmek canısı, dört yılda bir hasretlerin kavuşmalara varması ve sevmek seni, dört yılda bir 29 Şubat demek canısı...

Popüler Yayınlar